Home / Ankara / Vekiller 1 yıldır tutuklu: Kendimizi savunmasız hissediyoruz

Vekiller 1 yıldır tutuklu: Kendimizi savunmasız hissediyoruz

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da olduğu HDP’li milletvekillerinin tutukluluğunun üzerinden neredeyse 1 yıl geçti. Kürt Siyasiler ve CHP’li Tanrıkulu, HDP’lilerin cezaevinde tutuklu bulunmalarını değerlendirdi.

7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP, yüzde 10’luk seçim barajını aşarak meclise girdi. AKP ise kendi siyasi tarihinde ilk kez tek başına iktidar olamadı. Seçim sonrası çözüm süreci bitirildi ve milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı.  HDP’li milletvekilleri de tutuklanmaya başladı.

Geçen 1 yıllık süre içinde HDP’li milletvekillerine yönelik tutuklamalar devam ederken, kimi milletvekillerinin ise vekilliği düşürüldü. Kürt siyasetçiler, HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, CHP İstanbul Milletvekilli Sezgin Tanrıkulu ve yurttaşlar, milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili Evrensel’e konuştu.

Milletvekillerinin tutukluluğunun Anayasa’ya aykırı olduğunu ve seçme seçilme hakkının ihlali olduğunu söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun değerlendirmesi şöyle:

Hükümet kendi iktidarını baskı ve hukuk dışı uygulamalarla sürdürebilme noktasına gelmiştir. Yargıda buna zemin hazırlayan bir tutum içerisindedir. Tutuklu olan HDP Eş Başkanının 1 yıldan uzun süredir yargı önüne çıkmaması, kendisiyle ilgili iddianamenin uzun sürede hazırlanması, hangi mahkemede yargılanacağı tartışmaları da bunun işaretidir. Hükümet referanduma giden süreçte HDP’yi ve arkasında ki siyasal gücü etkisiz hale getirmek istedi belki kısa vadede bunu başardılar ama uzun vadede yarattıkları bu hukuksuzluk altında ezilecekler.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım’a göre ise halkın iradesine saygısızlık yapıldı. Siyasi iktidarın anayasal düzeni ihlal ettiğini söyleyen Yıldırım, şunları söyledi:

Millet iradesini diline pelesenk edenlerin nasıl milletin iradesini yerle bir ettiğini ibretle izledik. Bu ülke kurulduğundan beri halk iradesine bu kadar saygısızlık yapılmamıştı. Onlar için halk hak etmedikleri iktidara gelebilmenin aracıdır. Halk onların gözünde araçtır irade değildir. Belediyelerimize kayyım atandığında, Eş Başkanlarımız tutuklandığında dile getirdiğimiz vakit ‘Kantarın topuzu kaçtığında herkesi hedef alır’ dediğimizde gülüp geçenler bir gün sıranın kendilerine geleceğini düşünmediler. Şimdi kendi belediyelerine kayyım atama, zorbalıkla görevden alma noktasına vardılar.

HDP Milletvekillerinin tutuklanmasının her şeyden önce o milletvekillerine oy veren ve çoğunluğu Kürt olan halkın iradesinin ayaklar altına alınması olarak gören Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK)Genel Sekreteri Mesud Tek, şunları söyledi:
Milletvekillerinin tutuklanması Kürt sorunu konusunda, Kürtlerin legal ve demokratik mücadele alanlarını kısıtlamak ve onları dağa yöneltme politikalarıdır. Türk devleti kurulduğu andan itibaren bu politikayı gütmektedir. Kürt halkının her türlü demokratik örgütlenmesinin önüne engeller çıkarmıştır. Kürt dilini yasaklamayı anayasa maddesi haline getirmiştir. Kürt ve Kürdistan partilerinin kurulması bugün de yasaktır. Bütün bu uygulamalarda milletvekillerinin tutuklanması, siyasi partilerin kapatılması, siyasi parti yöneticilerinin gözaltına alınması, siyasi partilerin özellikle Kürdistan’da faaliyetlerinin önüne engel çıkartılmasının temel nedenleri devletin bu politikasıdır. Devlet, Kürtlerin legal, demokratik, meşru mücadelesinden korkmaktadır ve bu nedenle de böylesine antidemokratik uygulamalara başvurmaktadır.

Elvan Vural (Esnaf), Diyarbakır halkının tedirgin olduğunu dile getiriyor:

Bir balon patlıyor en basiti korkuyoruz, 2 tane ambulans arka arkaya geçse ne oldu acaba diye tedirgin oluyoruz. Seçtiğimiz vekillerin belediye başkanlarının tutuklu olmasının kentin bu tedirgin halinde etkisi var. Vekiller tutuklanmadan önce de belki yine rahat değildik fakat yaşadığımız sorun ve sıkıntıları dile getiren vekillerimiz vardı en azından. Sadece bizim değil kadınların, Alevilerin tüm halkların sesiydiler şimdi bu ses kısıldı. Kendimizi savunmasız hissediyoruz.

Üniversite Öğrencisi Akif Budak, son iki yılda Diyarbakır’da rahat hareket edilen bir ortamın kalmadığına değiniyor:

Yaşadığımız kentte huzur yok. Eski ortamını arıyoruz Diyarbakır’ın. Vekillerimizin tutuklanması bizleri siyasi olarak geriye götürüyor. HDP  muhalefetin yani bizlerin sesiydi. Sorunlarımızı dile getirip çözüm üretiyor. Seçilmişlerimiz tutukluyken bizim sesimizi kim duyuracak? Bu yüzden vatandaş olarak seçtiğim vekillerin serbest bırakılmasını istiyorum.

Check Also

ABD’den Bekir Bozdağ’a üç kelimelik cevap geldi: Bu Bir Saçmalık!

Ilhan Tanir, Washington DC ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Pazartesi günü Bekir Bozdağ’ın Reza …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *