Home » Türkiye-ABD Ilişkileri » Ve Zarrab davasının savcılığı baklayı çıkardı: iddianamede ismi açıklanmamış başkaları da var

Ve Zarrab davasının savcılığı baklayı çıkardı: iddianamede ismi açıklanmamış başkaları da var

Ilhan Tanir, Washington DC

Reza Zarrab davasina eklenen tutuklu Halkbank eski genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, bu ay mahkemeye başvurarak, daha önce kabul edilen ve sanıklar aleyhine olan kanıtların üçüncü kişilerle paylaşılmamasını öngören ‘gizlilik’ kararının kaldırılması veya yumuşatılmasını talep etmisti. Bu meyanda, Atilla’nın savunması, savcılığın iddianameleri açıkladığı ve duruşmaların başlamasına kısa bir süre kala, savunmanın duruşmalarda şahit olarak göstermek istedikleri kişileri ikna edebilmek için bu kanıtları onlarla paylaşmak istediklerini, bu yüzden de bu kanıtların kullanımı için daha geniş imkanlar verilmesini istedi. Mahkeme başkanı Richard Berman, tarafları görüşerek, uzlaşmaya davet etmişti.

Başkaları da var

Cuma günü geç saatlerde Savclık bir kez daha 5 sayfalık bir görüş bildirerek, savunmanın Eylül ayı başında yayınlanan son iddianameden yola çıkarak, soruşturmanın bittiğini iddia ettiğini ve bunun ‘tümüyle yanlış’ olduğunu söyledi ve şunları söyledi: ‘’genişletilmiş iddianamenin ek bilgiler içermesi nedeniyle hükümetin soruşturmasının her aşamasının bittiği anlamına gelmemektedir. Gerçek şudur ki genişletilmiş iddianame (6 eylül iddianamesi) açık bir şekilde belli etmektedir ki iddia edilen çark savcılığın şimdiye dek açıkça suçladığı kişilerin dışında başkalarını da içermektedir.’

6 Eylül’de Zafer Çağlayan ve Halkbank eski genel müdürü Süleyman’ı Aslan’ı da içine alan iddianame 6 Eylül tarihinde yayınlanmış ve Türkiye’de büyük gürültü koparmıştı. O iddianamede çarkın diğer üyelerine atıf yapılmış, Türk devletinin kurumlarındaki üst düzey yetkililerin da bu çarkın içinde yer aldığı kaydedilmişti.

Savcılık böylece ilk kez açıkça iddianamede bulunan 9 sanık dışında yeni sanıkların eklenmesinin yolda olduğunu da belirtmiş oldu.

Savcılık’tan gizli tanık ve gizli kaynak var iması

Savcılık, davada ‘gizli tanık’ veya ‘gizli kaynak’ olabileceğini de şu sözleriyle ima etti: ‘’mahkemenin de çok iyi bildiği gibi asıl duruşmalar öncesi savcılık çok nadir bir şekilde gizli kaynak veya tanık kişilerini açıklar. Bununla birlikte, kanıtların paylaşılmasının önüne geçen ‘gizlilik kararları’ ise savcılığın potansiyel şahitlerini korumak için sıklıkla çıkarılır. Bu ölçüler mantıkidir. Mahkeme davetleri veya savcılığın elindeki dokümanlar gibi kanıtların kendisi bir kişiyi savcılığın potansiyel şahidi veya kaynağı olarak tanımlamasa bile bu kanıtları gören kişiye bu bilgileri savcılığa bildiren kişileri açığa çıkarabilir. Bu da potansiyel şahide karşı tehdit veya korkunun oluşmasına yol açabilir. Bütün bunlardan dolayı Atilla’nın savunması kanıtlar kimin tarafından ABD hükümetine sağlandığını belli etmemiş olsa da, bu kanıtların başkaları ile paylaşılması şahidin güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmayacağı anlamına gelmez.

Savcılık, kanıtlar üzerindeki gizilik kararının bir nebze yumuşatılmasını kabul ettiğini ama bunları savunmanın yetersiz gördüğünü hatırlattı. Buna göre savcılığın yumuşatma şartları şunlardı: a) telefon görüşmeleri dinlemeleri paylaşabilir b) Halkbank çalışanını içeren email iletişimleri paylaşılabilir c) finansal bilgilerin Halkbank çalışanına gösterilebilir

Bu yumuşatılma teklifine rağmen savunmanın kanıtların doğrudan ilgili olmayan kişilere de dinletilmesi ve gösterilmesinde ısrar edildiği kaydeden savcılık, bunun ABD’nin ulusal güvenlik soruşturmasının bir parçası olan soruşturmanın kanıtlarının bu şekilde tümüyle dağılmasının yol açacağı nedeniyle karşı çıktı.

Son olarak savcılık, savunma halen dava ile doğrudan irtibatlı kişileri ve Halkbank çalışanları dışında tam olarak kim ile bu kanıtları paylaşmak istediğini söylemesi ve bu kişilerle neden paylaşmak istediğini anlatması halinde bu kişilere istisna getirebileceğini kaydetti.

Hakan Atilla’nın jürili duruşmalar öncesi son gayretleri

Hakan Atilla hakkındaki iddiaların düşürülmesi veya ayrı yargılanma talebiyle ilgili başvuruda da bulundu. Bu dava hakkında da mahkeme başkanının karar vermesi bekleniyor.

Gizli deliller iddianamenin kalbi

Savcılık, daha önce de kanıtların yine ABD’nin ulusal güvenliğini ilgilendirdiğini iddia etmiş ve gizli delillerin ulusal güvenliği ilgilendiren bir soruşturma içerisinde Türkiye, İran ve Dubai’de yapılan soruşturmalar sonucunda sağlandığını belirtmişti.

Savcılık, gizlilik kararı olan delileri “iddianamenin kalbi“ olarak niteledi.

‘Daha her şey tüm çıplaklığıyla açığa çıkmadı’

26 Ekim tarihindeki görüşünnde savcılık soruşturmanın hala devam ettiğini belirtmiş, “Savcılık açısından yeni iddianame hazırlanması ve yeni isimlerin girmesine rağmen daha her şey halen bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmamıştır” demişti.

Bundan sonra yargıç Berman, kanıtların üzerindeki gizlilik kararının kaldırılıp, kaldırılmayacağına karar verecek.

Duruşmaların başlamasına tam bir ay kaldı. Duruşmaların 27 Kasım tarihinde başlaması bekleniyor.

 

Check Also

Senato’nun ağır toplarından Trump’a: Erdoğan’ı insan haklarına uymayı çağırın

Ebru Aksay Senatörlerden, McCain ve Menendez Öncülüğünde Başkan Trump’a Mektup: Erdoğan’ı Acilen İnsan Haklarına Uymaya …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *