Home » İnsan Hakları » Demokrasi değerleri » Türkiye, Eren Bülbül’e karşı BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin yükümlülüklerini yerine getirmedi mi?

Türkiye, Eren Bülbül’e karşı BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin yükümlülüklerini yerine getirmedi mi?

Melike Gül Demir

11 Ağustos Cuma günü ajanslara bir haber düştü:

“Trabzon Maçka’da çıkan çatışmada bir sivil ve bir asker şehit oldu.”

Haberlerin ayrıntıları geldikçe trajedi de derinleşiyordu. Yaşam hakkı elinden alınan bu sivilin 15 yasındaki Eren Bülbül olduğu öğrenildi. Devlet otoriteleri, Eren Bülbül’ün bölgeye nasıl geldiği ve nasıl tutunabildiği sürekli olarak sorulmaya devam edilen PKK tarafından öldürüldüğünü kaydetti.

Her “şehit” haberinden sonra olduğu gibi, hemen ardından ajitasyon ve kahramanlık twitleri ve yazıları yazıldı.

Çocuğun o çatışma bölgesinde ”ne işi vardı, neden ordaydı, kim götürdü” gibi cılız sorular, sesler ise duyulmadı. Sorulmaktan çekinildi. Korkuldu.

Bu cılız yüksek kahramanlık hikayesinin içinden gerçek bir isyan yükseldi. Bir annenin isyanı idi o. Sorumluları işaret ediyordu.

“Eren’in oraya götürülmesi yüzde yüz değil, binde bin ihmaldir. Eren’in oraya neden getirildiğinin cevabını istiyorum. Yetkililerden tek isteğim çocuğumun oraya götürülme nedenini bana bulsunlar. Yetkililer sorsun soruştursun. Hiç böyle bir adalet olur mu?” diyordu anne.

Annenin isteği, devletin vatandaşlarına karşı olan temel sorumluluğunu hatırlatıyordu aslında. Uluslararası hukukta varolan, üye ülkelerce, Türkiye de dahil olmak üzere, altına imza atılan o sorumluluktu annenin görmek istediği: Yaşamı koruma hakkı, korumakla yükümlü olduğu yaşam hakkı.

“Bende en çok yara açan, babası olsaydı bu iş böyle olmazdı, olamazdı. 18 ay önce babasını kaybettim ondan sonra da Eren’imi kaybettim” diye ekliyordu anne.

Annenin sözlerinde, nefes alacağı sürece oğluna “sahip çıkamamanın” üzüntüsü, bu ağır yükün altında kalmanın ağırlığı gizli idi sanki.
 
Çocuk Haklarına dair sözleşme
Annenin talebi, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası yasalarla ve Anayasayla koruyacağının teminatını verdiği o sorumluluğun arkasında durması idi. Veya Erenini kaybetmesiyle ortaya çıkan, kendi hükümetinin o sorumluluk sözünü tutmamış olmasının ortaya çıkması idi.
Türkiye Cumhuriyeti, İnsan hakları girişimlerinden biri olan ve 1989’da yılında devletlerin onayına sunulan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair Sözleşme‘yi, 1994’de imzalayarak yükümlü olduğunu kabul etmişti halbuki.
Ancak sözleşmeye çekince koyarak imzaladığı maddeler var. Bunlar azınlık ve yerli çocuklarının dil, din ve kültürel haklarını geliştirmeyi içeren 17, 29 ve 30. maddeleri. Çekincenin nedeni ise malum. Kürt çocuklarını “anadilsiz” bırakmak.
Devletin, Eren’in yaşam hakkından sorumlu olduğu ise birinci bölüm 38. maddesinde yer alıyor.
“Taraf Devletler, on beş yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun olan bütün önlemleri alırlar.”

Onbeş yaşındaki Eren bu maddenin içinde yer almaz mıydı?

Sözleşme Milli Eğitim Dergisi’nde
Milli Eğitim Dergisi, 2001 yılı 151 sayısında sözleşmeye geniş yer ayırmış. Sözleşmenin önemine uzun uzun değinmiş. Dikkat çeksin diye bazı bölümler büyük harflerle yazılmış.
“Sözleşmeden Çarpıcı Noktalar” başlığında alt alta boncuk gibi cümleler dizilmiş:
   “Taraf Devletler her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
  ”Taraf Devletler çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.”
Dergiden bir satır daha: “Sözleşmenin imzalanmasından bu yana önemli ilerlemeler olmuştur. Milyonlarca çocuk yaşatılmış, daha fazla çocuk okula gidebilmiş ve anlaşmalar ile çocuk istismarının önlenmesine çalışılmıştır.”

Türk hükümeti bir çocuğu koruma yükümlülüğünü yerine getirmiş miydi. Açılan soruşturmanın takipçisi olmak ve Eren’in annesinin feryatlarına dikkat vermek boyunların borcu.

Check Also

ABD’den Türkiye’ye Cumhuriyet Davası Çağrısı: Gazetecileri Serbest Bırakın!

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, günlük basın toplantısında Cumhuriyet Gazetesi gazetecilerinin bu hafta başlayan …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *