Home » Ankara » Türkiye’den El Nusra’ya katılan kadın militan: Ambulansa ‘oraya’ dedim, anladılar..

Türkiye’den El Nusra’ya katılan kadın militan: Ambulansa ‘oraya’ dedim, anladılar..

Foto: David Rose

Aras Devrim

Bir El Nusra militanının serüveni

Bu görüşmeyi yaptığımız O.K. kısa bir süreliğine de olsa El Nusra (El Kaide’nin Suriye kolu) terör örgütü kamplarında eğitim görmüş ve bu amaçla ailesini terk edip gitmiş, ardından da belki de bize açıklayamadığı nedenlerden ötürü Türkiye’ye dönmek zorunda kalan bir kadın. Görüşme farklı günlerde röportaj tarzında değil ara ara gerçekleşen görüşmelerden elde edilen bilgilerden oluşmuştur. 

AD: Öncelikle örgüte bağlılığın ve aidiyetin konusunda başlayalım istersen. Bu örgütten nasıl bir beklentin ya da ulaştırmasını istediğin hedef neydi? Hayatında açıklanamayacak hangi noktaları açıklama ve tamamlama misyonu üstlendi.

OK: Hayatımın belli bir döneminde oldukça sınırsız yaşadım diyebilirim. Aile ilişkilerim hiç yok denecek kadar azdı. Çalıştığım halde sürekli borcum vardı ve ben bu girdabı aşmakta oldukça zorlanıyordum. Tükenmişlik, çaresizlik ve gerçek manada geçen bir ömrün hayal kırıklığı diyebiliriz buna. Bu yaşam biçiminde olan bir çok arkadaş vardı elbette ve bunların birisiyle karşılaştığımda tamamen arındığını huzura kavuştuğunu gördüm. Bunun nedenini gittiği tefsir derslerinde aldığı bilgiler olduğunu söyledi. Hayatını bu yeni bilgiler ışığında düzenlediğini söyledi ve kendime rehber  edindiğim nokta bu oldu.

AD: Peki bu Kuran yada tefsir dersi aldığı yer resmi bir yer miydi?

OK: Devlet kurumu olduğunu söyleyemem ama bir dernekti sonuçta.

AD: Başlangıç noktası olarak bu dernek faaliyetleri ile mi başladın?

OK: Tefsir dersleri ile gerçekten huzuru bulmuştum. Artık kapanmıştım sigara içmiyordum, her gün derslerden aldığım huzur ile evimin git gide daha mutlu bir yer haline geldiğini görüyordum. Bazı bilgileri eşim ile de paylaşıyordum. Aradığım huzuru bulmuştum. Fakat çevrem git gide uzaklaşıp dışladı beni. Sosyal medya da bir çok arkadaşım ve dolaylı arkadaşlarım ile diyaloga girdim. Onları takip ettim ve paylaşımlarını destekledim. Bazı yazar arkadaşlarım da oldu ve bunlar bana kitap gönderdiler. Bu kitaplar sayesinde ideolojik olarak kendimi daha bilinçli ve kararlı bir Müslüman olarak gördüm.

AD: İdeolojik olarak olgunlaşınca ne yapmayı umuyordun? Planın hedefin neydi?

OK: Öncelikle ailemden başlamalıydım. Ailem ilk başlarda bendeki değişimi olumlu karşıladılarsa da sonrasında ciddi bir direnç ile karşılaştım. Eşim önceki hayatına devam etme kararını sürdürdü ve ben gittikçe belirgenleşen ve her müslümanın safını belli etmesi gereken melhemei Kübra (armegedon savaşında) hadiste belirtildiği gibi Şam ülkesinde yani Suriye de olmam gerektiğine inandım. 1

Ki zaten öyleydi. Benim bu savaşta tarafımın İslam ordularının içerisinde yer almaktan başka çaremin olmadığını düşündüm. Medyada hergün katil Esed’in Müslümanlara yaptığı zülümleri gördükçe “bugün.. bugün” diye kendime telkinlerde bulundum ve bir gün bu kararı verme aşamasında hissettim kendimi.

AD: Peki sonrasında Suriye’ye geçmeyi nasıl başardın?

OK: Çalıştığım kurum bir devlet kurumu idi ve ben izinliydim. Sonrasında birkaç kişi ile irtibata geçip kararımı verdiğimi ve ailemi de götüreceğimi söyledim. Hatay sınırına geldik. Burası art arda gelen ambulanslar ile dolu idi ve galiba büyük bir patlama olmuştu. Beraber geldiğim kişiler yaralıları bırakıp dönen bir ambulansa binmem gerektiğini söylediler. Bindim ambulansa ve polis noktasına gelince durdular. ”Nereye gideceğimi “ sordular, ”oraya” yanıtını verince “geç” deyip kapıyı kapattılar. Ardından tahminen 3 saatlik bir yolculuk sürdü Halep’in kuzeyinde benim gibi ülke dışından gelen bir çok insanın olduğu yere yerleştirildim.

AD: Suriye’ye girişte TR makamları ile herhangi bir pasaport kayıt vs işlemi yapılmadan ve zorluk çıkarılmadan geçtiğinizi mi söylüyorsunuz.

OK: Evet kesinlikle.

AD: Nasıl bir eğitim gördünüz orada ?

OK: Herkesin standart alınabileceği bir eğitimden bahsetmek mümkün değil tabi çünkü bir çok farklı ülkeden gelen insanların bulunduğu kaotik bir ortam. Türkçe de yaygındı ama Arapça, Fransızca, İngilizce gibi diller daha baskındı. Bizim bir sorumluluğumuz vardı ve onun dediklerini yapıyorduk, oldukça yoğun bir hayat vardı orada. Gelen yardımların alınmasından tutunda cihatçıların kıyafetlerine kadar yapılacak onlarca iş vardı. Silah eğitimi alanlardan video hazırlamaya sosyal medya uzmanlarına kadar adeta bir fabrika gibi işleyen bir sistemdi.

AD: Ne kadar kaldın orada?

OK: 2 ay kadar.

AD: Neden bu kadar kısa sürede döndün peki?

OK: Küçük kızım sağlık problemleri yaşadı ve iş yerinden de problem ile karşılaşacağımı hissetmiştim. Aslında ben hiç dönmemek üzere gitmiştim ama çocuklarım alışamamışlardı ve bu da benim için oldukça zorlayıcı bir etken olmuştu. Birinci ayın sonunda küçük kızımı gönderdim henüz bir yaşında olmasına rağmen bensiz yaşayabileceğini ümit ettim ama daha fazla dayanamadım ve ardından oğlum ile birlikte gitmek istediğimizi bildirdim.

AD: Herhangi bir direnç ile karşılaştın mı bu süreçte?

OK: Hayır anlayışla karşıladılar ve beni sınıra bıraktılar. Türk güvenlik güçlerine gidip durumu anlattım ardından beni bir konteynıra aldılar. Burada birkaç saat bekledim ardından istihbarat görevlileri gelip beni aldılar. 2-3 saat kadar sorguladılar ve benim bunda bir suçum olmadığını söyledim. Tutanaklar tuttular.

AD: Hakkında herhangi bir adli veya idari işlem yapılmadı mı ?

OK: Hayır. Bunu kendilerine de anlattım.Benim oraya geçmem tamamen onların suçu izin vermeyebilirlerdi ama göz yumdular o zaman sonuçlarına onlar katlanmalı.

AD: Kendini halen örgüt ile herhangi bir aidiyet duygusu içerisinde görüyor musun?

OK: benim elbette pişman olduğum bir çok nokta var fakat bunlar şartların uygun olmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen ve mahrum kalınan düşüncelerdir. Onun dışında bir terör örgütü olarak görmüyorum. Temelde iyi niyetler ile oluşmuş bir argümanın yeteri kadar etkin ve bağımsız kullanılamaması söz konusu. Eşimi ikna edemeyip tek başıma orada mücadele etmem de en büyük pişmanlıklarımdandır.

Değerlendirme:

Temel dini bilgisinin oldukça sınırlı olarak tasvir edilebilecek bu kişinin Kuran’ın herhangi bir bölümünde yer almayan ama hadislerde yer almayı başarmış bazı bilgilerin su istimal edilerek bilinçli bir şekilde dinini gerçek anlamıyla yaşamayı vaat edip sonrasında bir terör girdabında sürüklendiği anlaşılıyor. Sağlıklı dini bilgileri olmayan sadece slogan ve şovenizm temelli bir ortam oluştuğu anlaşılıyor. Bu zeminde en kırılgan yapının devlet kurumlarının vakıf/derneklerin faaliyetlerini kontrol altına almasının önemli bir basamak olduğu anlaşılmaktadır. Medyanın tek taraflı, gerçekleri anlatmaktan çok propagandist dili de bu örnekte de oldukça iyi anlaşılmaktadır.

Siyasal İslam ve beraberinde taşıdığı selefi İslamın yeni yorumları bir çok aileyi hedef almakta ve bir çok genç erkek ve kadın evini yurdunu bırakıp böyle bilinmez bir geleceğe savrulmuşlardır ve Türkiye içinde de savrulmaktadırlar. Görülen bunların hiç birinin kaydının tutulmadığı, ciddi bir araştırma yapılmadığı ve buna zemin hazırlandığıdır. Eylemlerini konuştuğumuz şahsın herhangi bir adli ve idari işleminin olmaması ise apayrı bir paradoks.

*******

1 Konu ile ilgili hadis şu şekildedir : Ebu Derda (r.a) şöyle rivayet etmiştir; Rasulullah (s.a.v):

-Muhakkak ki sizler (ilerde) ordular bulacaksınız. Bir ordu Şam’da, (bir ordu) Mısır’da, (bir ordu) Irak’ta ve (bir ordu) Yemen’de, buyurdu. Ashab:

-Ey Allah’ın Rasulü! Bizim için tercih et (hangisine katılalım)? Dediler. Rasulullah (s.a.v) da:

-Şam ordusuna katılın, buyurdu. Ashab bu defa:

-Ey Allah’ın Rasulü! Biz koyun sürüleri olan kimseleriz. Şam’a gitmeye güç yetiremeyiz, dediler. Rasulullah (s.a.v) da:

-Şam ordusuna katılmaya güç yetiremeyen kimse Yemen ordusuna katılsın. Şüphesiz Allah Şam’a (ve ehline) benim için kefil olmuştur, buyurdu.

(Heysemi’nin rivayeti esas alınmıştır. Ebu Davud, Ahmed, İbni Hibban, Hakim, Taberani)

Check Also

15 Temmuz Darbesinde Donanmada Yaşanan Kaos: Darbeci ve Karşıtı Komutanlar

Alim Kahraman 15 Temmuz Fırtınası’nda Sınıfta Kalan Kaptanlar 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminin yıl …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *