Home » Ekonomi » Finans » Amerikalı Hastalar Türkiye’ye Neden Gitmiyor ?

Amerikalı Hastalar Türkiye’ye Neden Gitmiyor ?

Levent Uyanıker

Amerika Birleşik Devletleri’nde tedavi maliyetleri arttıkça hastaların yurtdışı sağlık kuruluşlarına gitme eğilimi güçleniyor. Bugün Amerikalıların tedavi amaçlı kıtalar arası seyahate daha çok istekli olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu seyahatlerde Türkiye ne kadar tercih ediliyor ? Rakipler güçlü ve istekli, Türkiye ise bu konuda sadece hevesli.

Türkiye, kültürel ve coğrafi yakınlığı kullanarak çevre ülkelerden hasta alırken Amerikalı hastalar için henüz bir strateji belirlemiş değil. ABD’de sayıları sürekli artan ve sağlık sigortası olmayan insanlara kabul edilebilir tedavi planlarını Türk sağlık kuruluşları rahatlıkla çıkarabilir. Ancak sorun tedavi planı çıkarmak değil elbette.

Azerbaycanlıların, Türkiye’de tedavi olmak istemeleri, Pakistanlı hastaların aynı dili konuşabilecekleri Hindistan’ı istemeleri gibi Amerikalı hastalarda yurtdışında tedavi seçenekleri arasında “kültürel bağ” faktörü önde gelmektedir. Bu konuda Türk sağlık kuruluşlarının alması gereken çok yol var. ABD’de yaşayan ve İspanyolca konuşan hastaların tercih sıralamasında doğal olarak Latin Amerika ülkeleri başı çekiyor. Ancak cerrahi tedavilerin karşılanmadığı durumlarda bu hastaların tedavi arayışlarında kıtalar arası seçenekler ön plana çıkmaktadır. 2000-2015 yılları arasında Meksika dışında Amerikalı hastaların ilk tercihini Hindistan ve Tayland gibi ülkeler başı çekiyordu. Bu ülkelerde kültürel bağ faktörü yerine fiyat ve kalite geçmişti.

Kültürel bağ dışında İngilizce konuşulan ülkelerdeki hastaneler Amerikalı hastalar için büyük bir avantaj. Türk sağlık kuruluşlarında, uluslararası hasta servisi personelleri ve doktorlar dışındaki çalışanların İngilizce seviyesi göz önüne alındığında bu konuda mutlaka bir eylem planı gerektiği hissediliyor. Yine de başarılı hastanelerin olduğunu söylemek gerekir.

Medikal turizm endüstrisinde ABD üzerinde durulması gereken bir ülke. Öte yandan medikal turizm ABD’de “uluslararası” olmak zorunda da değil. ABD içinde eyaletler arasındaki tedavi maliyetlerinin farklılaşması ülke içinde “İç medikal turizm” hareketliliğini oluştabiliyor.

Tıbbi tedavinin dışında ABD’de tıbbi bakım konusunda ki önemli bir potansiyel yer almaktadır. Bu alanda diş, kozmetik cerrahi ilk planda kendini gösteren niş pazarları oluşturmaktadır. İstanbul’un bu alanda şansının diğer şehirlere nazaran daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Birçok ülkedeki sağlık maliyetleri ABD’den çok daha düşük ve Türkiye’nin elinde güçlü bir kültürel bağ kozu yerine “fiyat ve kaliteyi” ön plana çıkarması gerekiyor.

Medikal turizm stratejisinde sadece “hedeflenen hasta sayısını” belirlemek yetmiyor. Bu hedeflere nasıl ulaşılacağını gösteren “ara hedeflere” ihtiyacımız var. Seyahat ve konaklama masraflarına ilişkin cazibe yaratan uygulamalarımız yok. THY’nin medikal turizme ilişkin indirimli koltuk çalışmaları istenilen sonucu henüz vermedi. Hastaların tedavileri sırasında kendilerine yardımcı olacak bir refakatçi getirmeleri durumunda masrafların iki katına çıkması da hastaları direk etkileyen faktörler arasında geliyor.

Neredeyse 1,5 milyon Amerikalı’nın her yıl tıbbi bakım için yurtdışına gittiği tahmin edilmektedir. ABD sağlık sigortası planlarının diş hekimini kapsamaması nedeniyle bu sayı her geçen yıl artma eğilimi göstermektedir. ABD’li hastalar için Türkiye diş tedavisi için henüz ilk akla gelebilecek ülkeler arasında değildir. Kosta Rika ve Meksika diş bakımı için en iyi yerler arasındadır. Her yıl 50 bin Amerikalı’nın diş bakımı için Meksika’ya gittiği tahmin edilmektedir.

Sağlık sigortasının karşılamadığı bir diğer tıbbi bakım olan plastik cerrahide Amerikan vatandaşları, burun, göğüs implantları, yüz ve karın germe ya da farklı kozmetik cerrahi ihtiyaçları için yurtdışını tercih etmektedir. Kozmetik cerrahi de Brezilya özellikle ön plana çıkan bir ülke olarak Amerikan vatandaşlarına hitap etmektedir. Bu konuda “dünyanın plastik ameliyat başkenti” olarak kabul edilen Brezilya her yıl ABD’den kozmetik cerrahi talep eden hastaları kabul etmektedir.

Plastik cerrahi de Türkiye’nin izleyeceği stratejik bir planlama ile Amerikan vatandaşlarının dikkatini çekmek mümkün olmakla birlikte yerleşmiş ve kendini kabul ettirmiş pazarlara karşı yoğun bir enerji harcaması gerektiği gözlenmektedir.

Türkiye, gerçekten ABD pazarını istiyor mu?

Kaynak : T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK TURİZMİ DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE ULUSLARARASI HASTA RAPORU 2015-2016

Medikal turizmde Türkiye’yi tercih eden ülkeler arasında Libya, Irak, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan yer almakta bu listeye ayrıca Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları eklenmektedir. ABD gibi kıtalar arası bir mesafede Türkiye, gerçekten ABD’den hasta istiyor mu? Genelde Türkiye’nin kontrolü dışında gelen hastaları bir başarı gibi gösterme eğilimi kendini göstermektedir. Bunun yanında özel sağlık kuruluşlarının başarı hikayelerini görmemezlikten gelemeyiz. Türkiye’nin ABD’ye yönelik dönemsel çıkışları dışında istikrarlı bir

politika izlediğini söylemek mümkün değil. Türkiye’nin Amerikalı hastalara ulaşmak için sadece teknoloji, kalite ve fiyat faktörlerini kullanması yetmeyebilir. Bunun dışında Türkiye’nin uluslararası pazarlara yönelik güven faktörünü de yerleştirmesi gerekmektedir. Uluslararası pazarlarda dikkat çeken saç nakli, göz, obezite cerrahisi, kozmetoloji gibi belirlenecek tıbbi branşlarda doğru bir strateji ile bu güven süreci aşılanabilir. Ancak bu tür stratejileri özel sektörle bütünleşmiş bir regülatör kuruluşun yapması gerekiyor.

Türkiye’de Joint Commission International gibi uluslararası bir Amerikan kuruluşu tarafından akredite edilmiş hastanelerin olması Amerikalı hastalar için “dikkat çekici” ancak “ikna edici” olmayan bir görünüm sergileyebilir. Henüz regülasyonda başlarda olan medikal turizm endüstrisinde izlenecek yol bu görünümü pozitife çevirebilir.

Medikal turizm stratejisinin başlangıç noktası : “ABD’de yaşayan Türkler”

Amerika’nın genelinde sayıları 200 bine yaklaşan ve eyaletlere göre farklı sayılarda dağılım gösteren Türk nüfusu, medikal turizm stratejisi için uygun bir başlama noktası olarak görülmektedir. Hindistan, Ermenistan, Pakistan gibi ülkeler öncelikle ABD’de yaşayan etnik vatandaşlarının tedavileri üzerinden Amerikan vatandaşlarına ulaşmak için çeşitli iletişim köprüleri kurmaktadır. Bu çerçevede Türkiye’nin de öncelikle ABD’de yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik etkin bir medikal turizm çalışma zeminin “teorik” olarak olduğunu söyleyebiliriz. Dış politika ve diğer sosyal ve ekonomik alanlardaki dalgalanmaların etkisini elbette günümüz şartlarında “pozitif” olarak değerlendirmek “zorlama bir yaklaşımı”ortaya çıkarsa da Türkiye’nin ABD’ye yönelik medikal turizm stratejisinin orta ve uzun vadeli olarak planlanması gerekmektedir.

Check Also

ABD’deki Kuveyt Türk Davası Düştü!

Yargıç, Kuveyt Türk-Soykırım İddialarına İlişkin Davayı Düşürdü San Francisco’da bir federal yargıç Çarşamba günü, Kuveyt …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *