Home » İnsan Hakları » Demokrasi değerleri » İhraç edilen Öğretmenler: Tek suçumuz parasız, bilimsel, laik bir eğitimi savunmak

İhraç edilen Öğretmenler: Tek suçumuz parasız, bilimsel, laik bir eğitimi savunmak

Parasız, laik eğitimi savunduk diye ihraç edildik
Hüseyin Demir 15 yıllık sınıf öğretmeni, eşi Yurdagül Şahin Demir ise 11 yıllık Sosyal bilimler öğretmeni iken geceyarısı yayınlanan bir KHK ile ihraç edildiler. İhraç edildiklerinde Yurdagül 7 aylık hamileydi ve aşırı stresten bebeğini 8 aylık olarak dünyaya getirdi.

Hüseyin ve Yuragül ile Istanbul Sancaktepe’de KHK sürecini, yeni hayatlarini ve direnişi konuştuk.

Neden KHK ile işsiz bırakıldığınızı biliyor musunuz?

Hüseyin: 15 yıllık öğretmendim, Anadolunun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmenlik yaptım. Öğretmenlik hayatım boyunca okullarda bilimsel bilginin, pedagojik yöntemlerle öğretilmesini savundum.

Kalabalık sınıflara hep karşı oldum, öğrencilerin öğrenmelerini ve sosyalleşmelerini zorlaştırdığını düşündüğüm için. Çocukların eğitim ortamının, öğretirken eğlendirecek şekilde düzenlenmesini talep ettim.

Eğitimde ayrımcılığa karşı oldum. Sadece eğitimde değil, toplumda sosyo-ekonomik eşitliği savundum. Parasız, laik eğitimi savundum. Kürtlere ve Alevilere yapılan ayrımcılığı kabul etmedim, anadilde eğitimi savundum. Anadilde eğitimin çocukların başarısına çok önemli katkı sağladığı bir gerçek.

Bu ilkeleri savunduk diye ihraç edildik.

Bir KHK ile işinizden olmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hüseyin: Bekliyorduk ama suçlu olduğumuz için değil, zaten okullarda, üst kademelerde, özellikle müdür ve müdür yardımcılarında kadrolaşma tamamlanmıştı.

Bizim savunduğumuz insani temel değerler var. Türkçü, ırkçı, dinci değiliz, Türk-islam sentezi tipolojisine uymuyoruz.

KHK ile işten atılmamızın bir nedeni de kamuda iş güvencesinin kaldırılmak istenmesi, işten atılmanın çok kolaylaştırılmanın önünü açılması, değersizleştirilmesidir. Yani mahallede üç beş kişiyi döversem, geri kalanını korkuturum politikası uygulanıyor. Bizi işten atarak güvencesizliğe karşı çıkacaklara da gözdağı veriyor.

Ilk olarak ne yaptiniz, o listede isminizi gördüğünüzde?

İsmimizin lk isim velilerime mesaj atmak oldu, gelemeyeceğim okuldan atıldım, görevden alındım dedim.Velilerimin, öğrencilerimin çoğu ağlayarak tepki verdiler. Kaymakamlığa gittiler, Cumhurbaşkanlığa mektup yazdılar. İmza toplamaya çalıştılar. Sağolsunlar desteklerini hiç eksik etmediler, hep yanımızdalar.

Bize yapılan haksızlıktır ve biz bu haksızlığa karşı direnmeye kararı verdik. Velilerimle ilk olarak bir araya gelip okulun önünde basın açıklaması yaptım. Sendika aracılığıyla çeşitli yerlerde direnişlere başladık. Bakırköy ve Kadıköy’de yaklaşık 12 haftadır direnişimiz devam ediyor.

Yeni Direniş Biçimleri: Okulun önünde kitap okuma eylemi! 

Bizden önce ihraç edilen Mehmet Sarı arkadışımız kitap okuma eylemi yapıyordu, biz de bir direniş biçimi olarak yaygınlaştıralım dedik.

Her Salı günü öğrencilerim ve velilerimle okulun yanındaki parkta kitap okuyoruz. Ama desteğe gelmek isteyen kişilere de açık, herkes katılabilir. İstediğimiz kitabı getirip, bir saat boyunca kitaplarımızı okuyoruz.

Bu sistem, rekabetçi, kinci, sevgisiz bir insan tipolojisi yarattı

Yurdagül: Ben Tokat’in bir köyünde buyudum, koyde okuyan ilk kiz çocuğuyum. Babam beni okula gönderdiğinde köylüler kızlar da okur mu dediler? Yoksul, köylü bir aileden geliyorum. Üniversiteye gittigimde basta yurt sorunu olmak uzere bircok maddi problemlerim vardı, ekonomik eşitsizliği bire bir yaşadım.

Paralı eğitimin olumsuzluklarını çok iyi bildiğim için parasız eğitimi savundum. Öğretmenlik hayatımda da ekonomik eşitsizliğin, cocuklara esit fırsatlar sumadigini ogrencilerimde gördüm. Sistemin bu çarpıklığıyla hep yüz yüze geldim.

Eğitimin parasız, bilimsel, laik olmasını savundum. Eğitimin mezhepçi, ırkçı, cinsiyetçilikten arındırılması gerektiğini savundum.

Sınıflarımda bunu uygulamaya ve farkındalık arttırmaya çalıştım. Bugün görevimden alınmamın sebebi de bu. Bu bir suç değil ve ben bu değerleri savunduğum için pişman değilim.

Devlet, ırkçı, milliyetçi, cinsiyetçi olmadığında seni muhalif olarak, terörist olarak kodluyor ve yaptığın herşeyi bu yüzden suç kategorisine sokuyor.

Dayanışma, paylaşma, barış gibi kodlanmış kelimeler var. Bunlardan birini kullandığın an damgalanıyorsun. Öğretmen arkadaşların, idare, veli seni kodluyor. İnanılmaz bir ihbarcılık kültürü var. Toplumsal bir tahribat var. Rekabetçi, kinci, sevgisiz bir insan tipolojisi yarattı bu sistem ne yazık ki.

KHK ile öğretmenlikten ihraç edildiğinizde bebeğiniz Bahar daha doğmamıştı değil mi?

KHK ile işten çıkartıldığımda 7 aylık hamileydim. Şok yaşadım, ben ve eşim birlikte ihraç edildik. Bebeğimiz dünyaya gelecekti ve ikimizin de atılması çok kötüydü.

Bunun anlamı, ya bana biat edeceksiniz ya da aç kalacaksınız. Biz zor yaşam koşullarından geliyoruz, bunlar bizi savunduğumuz değerlerden alıkoyamaz, her fırsatta direneceğiz.

Bugün öğrencilerimin geleceği kadar, kızımın geleceğinden de kaygı duyuyorum. Ben veya eşim her türlü başederiz. Sadece çocuğum için kaygı duyuyorum, geleceğinden kaygı duyuyorum. Bebeğim doğdu, hastane masrafları var, iyi bir eğitim verecek miyim kaygısı duyuyorum.

Günlerce her uykuya daldığımda ihraç edildiğim listeyi görüyordum

Neden ihraç edildiğinizi biliyor musunuz?

Hayır, bilmiyorum. Sadece tahmin ediyorum. Birincisi, eğitimi tamamen özelleştirmek istiyorlar. Bunun karşısında duracak olan bizlerdik, bizim gibi öğretmenlerdi. Bizleri kapı dışarı ederek özelleştirmenin önündeki dikenleri temizlediler. İkincisi ise, eğitim sisteminde dinci, cinsiyetçi, ırkçı ideolojiyi derinleştirmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında duracak olan yine bizlerdik. Bizi atarak bu tür politikalarını daha rahat uygulayacaklar.

Kişisel olarak, ihraç edilmeyi kabullenmem zor ve stresli bir dönemdi. Günlerce her gözümü kapattığımda, her uykuya daldığımda sürekli ihraç edildiğim listeyi görüyordum. Uyuyamadım günlerce. Emeğimizi nasıl böyle çar çur ederler diye. Bu kadar kolay olmamalı diye düşündüm. Çok öfkelendim. O stresli dönemden sonra 8 aylık erken doğum yaptım. Bunun için de mahkeme gideceğim.

Hırsızlık yapmadık, soru çalmadık, adam öldürmedik. Şimdi eskiden olduğundan daha fazla eşitlik ve özgürlük ihtiyacı hissediyorum. İnsanın geleceği bir kişinin dudakları arasında olmamalı.

Kamu emekçileri değil, ezilen bütün herkesin bir arada mücadele etmesi gerekiyor.

Bebeğimden dolayı biraz direnişlerden uzak kaldım. Çocuğum biraz daha büyüsün, direnişlere katılmaya devam edeceğim.

Melike Gul Demir

Check Also

Tillerson, Dışişleri Bakanlığı’nda Ramazan organizasyonuna ev sahipliği yapmayı reddetti

İki ABD’li yetkili, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın, İslam’ın kutsal Ramazan ayının geldiğini belirtecek etkinliğe ev …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *