Home / Dünya / Orta Doğu / Erdoğan ‘Rabia’ İşareti Yaparken, Sisi Beyaz Saray’da Kırmızı Halılarla Karşılanıyor

Erdoğan ‘Rabia’ İşareti Yaparken, Sisi Beyaz Saray’da Kırmızı Halılarla Karşılanıyor

İlhan Tanır, Washington DC

Mısır’ın darbeyle göreve gelen lideri Abdulfettah el-Sisi’ye, Beyaz Saray’da el üstünde tutulur bir şekilde, tören mangası eşliğinde hoşgeldin dendi. Oval Ofis resimleri, toplu ve ikili görüşmeler… Bir yabancı lider için, hele Ortadoğudan gelen bir lider için istenen herşey yapıldı. Basın toplantısı tabi ki yapılmadı çünkü insan hakları ile ilgili soruların alınması istenmedi.

Trump, ABD’nin tamamen Sisi yönetiminin ardında olduğunu bir kez daha teyid etti.

Sisi’ye ikili ve toplu görüşmeler yaparak, 2013’ün Mayıs ayında Erdoğan ve ekibinin Obama’yla yaptığı ve yıllarca dillerinden düşürmedikleri karşılamanın bir benzerini Trump Sisi’ye vermiş oldu.

Beyaz Saray’dan bu görüşmelerle ilgili yapılan açıklamada 5 büyük paragrafta nasıl da iki ülkenin ilişkilerinin her alanda geliştirilmesi için çaba sarfedileceği anlatılırken, demokrasi eksikliğine de pek bir atıf bulunmadı.

Erdoğan’ın bir başka nemesisi Kral Abdullah da Washington’da

Sisi ile aynı zamanlarda Washington’da Erdoğan ile pek anlaşamayan bir bölge lideri daha bulunuyor. Ürdün Kralı Abdullah.

Kral Abdullah, Trump henüz başkanlıkta 70 gününü doldururken ikinci görüşmesini Çarşamba günü yapacak. Abdullah, Salı günü ABD Dışişleri Bakanı Tillerson ile Bakanlıkta görüştü.

Trump, Abdullah ile ilk görüşmesini Şubat 2’de Washington’da yaparken, o görüşme hakkında Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ”Ürdün’ün bölgede ‘ılımlılık’ ve ‘tolerans’ konularında rol modeli olduğu da konuşulduğu” kaydedildi. Evet, Ürdün bölgede ‘modelliğe’ yükseldiği görüldü. Hatırlanacağı gibi önceki Başkan Obama, Atlantik’in diğer kıyısında yaptığı ilk ikili ziyarette Ankara’da, Nisan 2009’da Türkiye’yi ‘model ortak’ olarak göstermişti. Trump’ın modeli anlaşıldığı kadarıyla Kral Abdullah’ın Ürdün’ü olacak.

Kral Abdullah’ın Erdoğan hakkında çok ağır sözler söylediği biliniyor. Kapılar ardında bir yıl önce ABD Kongresinde Erdoğan’ı Suriye’ye giden aşırı elementleri serbest bırakmakla suçlayan Abdullah, 2013 yılında the Atlantic dergisinden Jeffrey Goldberg’e ise çok daha ağır bazı sözler söylemiş, Erdoğan’ı Müslüman Kardeşler’in bir versiyonu olarak gördüğünü açıklamıştı. Ayrıca Erdoğan’ın ”demokrasi otobüsünden istasyona geldiğin zaman inersin” cümlesiyle andığı da yine aynı uzun mülakatta yer almıştı.

Bütün bunlar bize ne anlatıyor?

Bütün bunlar Ankara’nın, yıllardır Obama’yı suçlayan, ağır bir şekilde kınayan, hatta bütün diplomatik teamülleri geride bırakarak ağza ne geldiyse söylenen zamanlarından, yeni dönemin kodlarının çok daha ‘soğuk’ olabileceğini gösteriyor.

Obama’nın birçok eksikliği ile birlikte hiçbir zaman Sisi’ye Beyaz Saray’ı açtırmamış ve bir şekilde mesafeyi korumuştu. Kral Abdullah’ın Ürdün’ü ile ilişkileri, bölgedeki Müslüman Kardeşler yapılanmaları ile ilişkileri arasında bir fark olmayacak derecede idi. Erdoğan ile hepimizin bildiği gibi uzun bir süre iyi geçinmesine rağmen 2013’ün Gezi protestolarından itibaren başaşağı giden bir trende girmişti.

Şimdi karşımızda Sisi’ye kırmızı halı seren, Müslüman Kardeşler ve Erdoğan’ın tam tersi kutupta duran Kral Abdullah ile 70 günde iki yüzyüze görüşmeyi sığdıracak kadar ‘muhabbet’ duyan bir Trump yönetimi bulunuyor.

Anthony Blinken, Victoria Nuland gibi ‘aman Türkiye’yi üzmeyelim’ diyen yetkililerin yerlerinde yeller esiyor.

Geçen hafta Ankara’da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın saatlerce Erdoğan’ı ‘dinleme seansı’ yaptığı Washington’da konuşuluyor. Tillerson, geçen hafta o geziyi yapmadan yazdığımız gibi Ankara’ya eli boş ve vaatsiz gitmişti. Öyle de geldi.

Tam tersine, Beyaz Saray’da Steve Bannon, Sebastian Gorka ve Breitbartçı olarak bilinen birçok İslamcı düşmanı, İslamofobik derecesinde İslam’a bakan yetkililer bulunuyor.

Giuliani’nin ‘lobi’ faaliyetlerinin ortalığa saçılması, Ekim Alptekin’in Flynn sagasının ABD’de ‘ulusal skandal’ haline gelmesi, bu lobicilik faaliyetlerine büyük darbeler vurdu.

Washington’ın ünlü lobicilerinden birinin dediği gibi ‘lobicilik karanlıktaki sevişmedir. Bir kez far ışığı geldi mi o sevişme de biter.”

Türkiye’nin lobi faaliyetleri üzerine bütün ABD’den boşalan bir spot ışığı bulunuyor.

Erdoğan’ın ‘rabia’ işaretleri yaparken, Trump’ın Sisi’yi en saygıdeğer ‘kırmızı halılar’ eşliğinde Washington’da karşılaması ne anlama geliyor? Bu sorunun cevabı ortadadır. Yarınki görüşmede Trump ile yakın bir ilişki kurduğu belli olan Kral Abdullah’ın bölgedeki bir başka lider hakkındaki görüşleri de bellidir.

Bütün bunlara rağmen Ankara’nın halen Trump’a ‘çıkışmaması’ yine de kayda değer.

Vel hasılı kelam Obama’nın özlemle yadedilmesi yakındır.

Check Also

Trump’ın en üst düzey yardımcıları seçimden önce Rus trollerin twitlerini paylaşmış

Trump’ın seçim kampanyasını organize eden ekibin seçimden önce @Ten_GOP adlı Rusya destekli bir Twitter hesabının …