Home / Dünya / Amerika Kıtaları / Avrupa ve Baltık ülkeleri de Trump-Rusya bağlarını izlemiş, skandal bitmeyecek

Avrupa ve Baltık ülkeleri de Trump-Rusya bağlarını izlemiş, skandal bitmeyecek

Newsweek’de Trump’a karşı yürütülen istihbari operasyonlarla ilgili dikkat çekici bir haber yayımlandı. Flynn’ın istifası ile ilgili bilgiler de içeren bu dosyayı sizin için çevirdik:

Son yedi ayda Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik yapılan istihbari operasyonların bir parçası olarak, Rus yetkililerle Trump’ın danışmanları arasındaki bazı konuşmalara erişildiği belirtiliyor. Konuyla ilgili bilgi sahibi olan birinci ağızdan bir kaynağın bildirdiğine göre, Amerika’nın Batı Avrupalı müttefikleri bu operasyonu idare etti.

Kaynaklar, çözümlenen konuşmaların Flynn ve Rus yetkililer arasındaki en az bir konuşmayı da içerdiğini belirtiyor. Flynn’ın istifasına neden olan gelişmeler içerisinde Rus Büyükelçi Kislyak ile görüşmesinin de olup olmadığı henüz teyit edilemedi. Kaynakların bildirdiğine göre ulaşılan görüşmeler bir telefon görüşmesiyle sınırlı değil. Trump’ın deniz aşırı iş ortaklarıyla ilgili bilgilere de ulaşan isthibarat şebekesi, bu operasyonları Rusya’nın NATO’nun birliğini bozmaya yönelik girişimlerinden şüphelenmesi nedeniyle yürütüyor.

Ayrıca, Trump’ın Rusya ile anlaşıp kendilerini zor durumda bırakmasından endişe eden Baltık ülkeleri de Trump’ın yönetimindeki beyaz saray ve Trump’ın şirketi ile ilgili de istihbarat toplamakta. Bilgi aldığımız kaynakları açıklamıyoruz zira bu kaynaklar kendilerini ve ülkelerini, Başkan Trump’ın gazabından korunmak için ifşa etmek istemiyorlar.

Bu operasyonlar, Amerika’nın uzun yıllardır inşa etmeye çalıştığı ve büyük oranda başarılı da olduğu “güvenilir müttefik” imajının zedelendiğini gösteriyor. Daha da kötüsü, şu anda bazı Avrupa ülkeleri Amerika’nın yönetildiği odada neler konuşulduğuna birçok seçilmiş Amerikalı yetkiliden daha çok hâkim durumda.

Şu ana kadar Cumhuriyetçiler tarafından yönetilen Kongre, Trump’ın yurtdışı iş ortakları ile yabancı devletler arasındaki ilişkileri araştırmayı reddetti. Bununla birlikte, Trump’ın ve çevresindekilerin yurtdışı ilişkileriyle ilgili her gün yeni bir dosya ortaya çıkmaya devam ediyor.

Trump’ın iş ortaklarının skandallarıyla ilgili bilgiler aylar öncesinden ortaya çıkmaya başladı. Daha Trump görevi devralmadan evvel, kendisinin Azerbaycanlı bir iş ortağının babasının İran ordusu için para aklamayı kabul eden bir hükümet yetkilisi olduğu öğrenildi ve bu konu CIA ile de paylaşıldı. Buna ek olarak, Trump’ın Filipinlerle de izah edilmesi gereken ilişkileri olduğu belirtiliyor. Bir Amerikan Başkanı ile Filipinler hükümetinin finansal ortaklık içerisinde olması Amerika’nın Güney Asya’daki müttefiklerini korkutuyor.

Elde edilen bilgiler, NATO üyesi ülkeler arasında da hızlı bir biçimde yayılıyor. Bu konuda henüz tam olarak detaylarına vakıf olamadığımız bir nokta var. Acaba bu bilgilerin ne kadarını Amerikan istihbaratı sağlıyor? Açıkça bildiğimiz noktaysa şu, Trump ve ortaklarıyla ilgili elde edilen bilgiler baş ağrıtacak cinsten ve bu bilgiler yayılmaya devam ediyor. İngiltere Başbakanı Theresa May, Trumpla görüşmeden hemen önce bu konuda bir brifing aldı. Buna ek olarak, Şansölye Angela Merkel’in de bu konuyla ilgili bilgilendirildiği ifade ediliyor.

Daha önce de belirtildiği gibi bu istihbarat operasyonlarının temel motivasyon noktası Rusya ile Trump’ın yakınlaşması. ABD’nin Avrupalı müttefikleri bu yakınlaşmadan dolayı endişeliler ve bunun NATO’nun birliğine zarar vereceğini düşünüyorlar. Batı Avrupa ülkeleri bu noktada Putin’in enerji kartını oynamasından da endişe ediyorlar. Batı Avrupa kullandığı doğal gazın %40’ını Rusya’dan temin ediyor ve bu yüzden bu konuda açıktan çok sert bir politika da izlemek istemeyip, Trump’a karşı küçük itirazlarla yetiniyorlar.

Letonya, Estonya ve Litvanyalı yetkililer Trump-Rusya ilişkileri konusunda daha büyük bir endişe içerisindeler. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesine karşılık olarak aynı akıbetin kendi başlarına da gelmesinden endişe eden Baltık ülkeleri, Trump’ın Rusya’ya karşı benimsediği yumuşak tavırlardan dolayı endişe içerisindeler. Putin, nerede olurlarsa olsunlar Rusya konuşan insanları, etnik olarak Rus kökenli olan bireyleri kastediyor, koruyacağını belirtmişti. Ukrayna’da bu kategorideki insan oranı sadece yüzde 17. Öte yandan, Estonya nüfusunun yüzde 24’ü; Letonya nüfusununsa yüzde 27’si Rus kökenli. Bu durum da Estonya ve Letonya hükümetlerinin olası bir Rus müdahalesinden neden korktuğunu daha iyi açıklıyor.

Check Also

Trump’ın en üst düzey yardımcıları seçimden önce Rus trollerin twitlerini paylaşmış

Trump’ın seçim kampanyasını organize eden ekibin seçimden önce @Ten_GOP adlı Rusya destekli bir Twitter hesabının …